16 yaşındaki oğlumun odasından garip sesler duydum ve utanılacak bir şey yapıyor olduğunu düşündüm: ama kapıyı açtığımda dehşete düştüm 😱😱
O akşam duş almak için banyoya girdim. Su gürültü yapıyordu, buhar her yeri kaplamıştı ve rahatlamıştım ki birden havluyu almayı unuttuğumu fark ettim.
— Ne kadar sakarım — diye mırıldandım ve suyu kapatmadan, sadece bornozumla duştan çıktım.
Ev sessizdi, sadece duvarın diğer tarafındaki 16 yaşındaki oğlumun odasından garip sesler geliyordu.
Başta dikkat etmedim — yine film izliyordur, diye düşündüm, her zamanki gibi son ses. Ama ne kadar dinledikçe, o kadar endişelendim. Bunlar film sesleri değildi. Bastırılmış hıçkırıklar, boğuk darbeler, sanki bir şey düşürülüyordu ve düşük bir ses:
— Lütfen… hayır…
Donup kaldım. Kalbim hızla çarpıyordu.
“Ne oluyor?” — diye geçti aklımdan. Yaklaştım, kulağımı kapıya dayadım — ve odadan soğuk bir hava geldiğini hissettim.
— Oğlum? Her şey yolunda mı? — diye sessizce sordum ama cevap gelmedi.
Bunun yerine kısa bir hışırtı ve ardından bir sandalyenin hızla çekildiği sesi geldi. Oğlumun utanılacak bir şey yaptığını düşündüm.
Dayanamayıp kapıyı ittim. Ve içeride gördüğüm şey beni dehşete düşürdü 😲😱 Devamı ilk yorumda 👇👇
Oda loş ışıklıydı. Sadece masa lambası, oğlumun yerde oturduğu köşeyi aydınlatıyordu, solgun ve titreyen elleriyle.
Önünde — sınıf arkadaşı. Çocuk yan yatmış, gözleri kapalı, yüzü solgundu. Yerde — devrilmiş bir bardak ve bazı hap paketleri.
— Anne… ne yapacağımı bilemedim — diye nefes aldı oğlum, gözyaşlarını zar zor tutarak. — Bana geldi, kendini kötü hissettiğini söyledi… sonra sadece düştü. Aramak istedim ama telefon elimden kaydı…
Çocuğun yanına koştum, nabzını kontrol ettim — zayıf ama vardı.
Ambulansı ararken ellerim titriyordu, düşüncelerim karışıktı. Paramedikler oğlumun arkadaşını aldığında, ancak o zaman fark ettim ki, oğlum tüm bu süre boyunca eski battaniyemi tutuyormuş — ona hasta olduğu zaman verdiğim battaniyeyi.
Onu kucakladım.
— Her şey yolunda, doğru olanı yaptın — dedim, omuzlarının titrediğini hissederek.
Ama yalnız kaldığımızda oğlum fısıldadı:
— Anne… onu kurtaramayacağım diye çok korktum.

