Aile yemeği sırasında kızım bana gizlice bir not verdi: “Anne, hemen hasta gibi yap ve buradan git.” Önce şaka yaptığını sandım, ama birkaç dakika sonra beni dehşete düşüren bir şey oldu 😱😨
Aile yemeği sakin bir şekilde geçiyordu: sıradan sohbetler, neşeli danslar, müzik. Masadaki herkes gülümsüyordu ve ben işten sonra ne kadar yorgun olduğumu belli etmemeye çalışıyordum. Kızım yanımda oturuyordu, çatalıyla salatayı karıştırıyor ama gergin görünüyordu.
Aniden parmaklarının masanın altından hafifçe elime değdiğini hissettim. Ardından hızlıca elime küçük ve yumuşak bir şey koydu – katlanmış bir not.
Masada dikkat çekmeden açtım. Peçeteye, çocuk yazısıyla düzensiz şekilde şunlar yazılmıştı:
“Anne, hemen hasta gibi yap ve git!”
Panik başladım. Gözlerimi kaldırdım – kızım dik oturuyordu, solgundu, dudakları titriyordu. Şaka yapıyor olduğuna dair en küçük bir ipucu yoktu.
Hiçbir şey anlamıyordum, ama bir şey bana, onun dediğini yapmam gerektiğini söylüyordu. Yavaşça elimi şakaklarıma kaldırdım, hafifçe sallandım ve sessizce söyledim:
— Affedersiniz… aniden kendimi kötü hissettim… başım dönüyor…
Kayınvalidem öne eğildi ve şaşkın bir şekilde kaşlarını kaldırdı. Kocam kaşlarını çattı.
Zayıfmış gibi davranarak kalktım, herkesten özür diledim ve çıkışa doğru yöneldim; kayınvalidemin bakışlarının sırtımı adeta deldiğini hissediyordum.
Koridorda duvara yaslandım, nefesim düzensizdi. Kızımın çıkıp her şeyi bana açıklamasını bekledim.
On dakika sonra kapı aralandı ve kızım bana doğru koştu – solgun, gözleri yaşlarla parlıyordu. Elimi tuttu ve fısıldadı; bu, beni dehşete düşürdü 😱😲
Devamı ilk yorumda 👇👇
— Anne… büyükanne senin o suyu içmeni istiyordu. Bir şey karıştırdı… gördüm… — sesi titriyordu.
— Neyi?.. — boğazım kurudu.
Kızım yutkundu:
— Telefonla konuştuğunu duydum… “böyle daha iyi olacak” dedi, “oğluna bir kız daha gereksiz” dedi. Eğer bebeği kaybedersen, “sonrası daha kolay olacak” dedi.
Gözlerimin önü bulanıklaştı.
— Emin misin?.. — kendi sesimi zar zor tanıyordum.
— Sen babanla konuşurken küçük bir paketten toz döktü. Yanındaydım… telefonu izlediğimi sandı…
Kızım hıçkırdı.
— Anne, o senin yakında bir kızın olacağını biliyor. Ve “ikinciye ihtiyacımız yok” dedi. Senin bebeği kaybetmeni istedi…
Bacaklarım titredi, sırtımı duvara yasladım.
Tam o anda koridorun sonunda kayınvalidem göründü.
Yüzü sakin. Fazla sakin.
— Artık kendini daha iyi hissediyor musun? — neredeyse şefkatle sordu. — Sana su getireyim mi?
Kızım elimi o kadar sıkıca tuttu ki eklemleri beyazlaştı:
— Anne, hiçbir şey içme…

