Çarşafın altından gelen beklenmedik bir hışırtı duyunca, morg hemşiresi kenarı kaldırmaya karar verdi: Orada gördüğü şey onu dehşete düşürdü 😱😲
O gece morgda yalnızca bir çalışan vardı — nöbetçi patoloji hemşiresi. Her şey her zamanki gibi ilerliyordu: yeni getirilenleri kaydetmek, bileklikleri kontrol etmek, defteri doldurmak. Gece saat iki civarında ona kimliği belirsiz, orta yaşlı bir erkeğin bedeni getirildi — belgeleri yoktu, bir dairede baygın halde bulunmuştu. Ambulans yolda kalp durması olduğunu tespit etmiş ve onu doğrudan morga göndermişti.
Hemşire, çarşafla örtülü sedyeyi dikkatlice çekti ve bilgileri deftere yazmaya başladı. Morgun sessizliğine çoktan alışmıştı ama o gece bir tuhaflık vardı. Açıklanamaz bir varlık hissi — sanki biri arkasında duruyor ve onu izliyordu.
Birkaç kez arkasına baktı ama koridor boştu.
Sonra çarşafın altından kısa, neredeyse duyulmayacak bir ses geldiğini sandı. Ne bir hışırtıydı ne de sedyenin tekerleklerinin gıcırtısı — daha çok zayıf, boğuk bir nefes gibiydi.
Morgda birkaç yıldır çalışıyordu ve bedenlerin bazen hareket gibi görünen tepkiler verdiğini biliyordu — ölüm sonrası refleksler, kas spazmları, çarşaf altında hafif oynamalar. Doğaüstü hiçbir şey yoktu, sadece fizyoloji.
Talimatlara göre böyle durumlarda yaşam belirtisinin tamamen olmadığından emin olmak gerekirdi — nadiren de olsa bilincini kaybetmiş bir kişinin yanlışlıkla ölü sanıldığı olaylar oluyordu. Kendisi de birkaç kez böyle durumlarla karşılaşmıştı. Bu yüzden otomatik olarak hareket etti: emin olmalıydı.
Sedyeyi biraz daha yaklaştırdı, eğildi ve çarşafın kenarını dikkatlice kaldırdı. Ve çarşafın altında gördüğü şey onu bayılmanın eşiğine getirdi 😨😲 Devamı ilk yorumda 👇👇
Çarşafın altında yatan kişi, hemşirenin fazlasıyla iyi tanıdığı biriydi. Başka bir şehirde iş seyahatinde olduğunu ve zor bir günün ardından uyumaya hazırlandığını söyleyen kocasıydı. Birkaç saat önce görüntülü konuşmuşlardı.
Ama en kötüsü onun ölmüş olması değildi.
Asıl korkunç olan, orada olmaması gerektiğiydi. Başka bir şehirde, saatlerce uzakta olduğu düşünülen bir iş seyahatinde olmalıydı.
Daha sonra hemşire gerçeği öğrendi.
Kocası tüm bu süre boyunca yalan söylemişti. Aslında çalışmıyordu ve iş yerinde onun izin aldığını söylemişlerdi. O haftayı sevgilisiyle geçirmişti. Ve tam da orada — sevgilisinin dairesinde — ölmüştü.
Belgeler netleşene kadar morga “kimliği belirsiz erkek” olarak getirilmişti.

