Düğün sırasında kayınvalidem beyaz elbisemin üzerine kırmızı şarap döktü; tüm davetliler ve hatta nişanlım bile bana gülerek bunun sadece bir şaka olduğunu söyledi: ama sadece birkaç dakika sonra öyle bir şey yaptım ki kayınvalidem yaptığından derin pişmanlık duydu

Düğün sırasında kayınvalidem beyaz elbisemin üzerine kırmızı şarap döktü; tüm davetliler ve hatta nişanlım bile bana gülerek bunun sadece bir şaka olduğunu söyledi: ama sadece birkaç dakika sonra öyle bir şey yaptım ki kayınvalidem yaptığından derin pişmanlık duydu 😱

İlişkimizin en başından beri kayınvalidem bana karşıydı.

Benden hiçbir şeyi sevmiyordu. Oğlunun zengin bir aileden gelen bir kızı hak ettiğini, benim gibi sıradan bir öğretmeni hak etmediğini düşünüyordu.

Her karşılaşmamızda bana laf sokacak bir neden buluyordu. Bazen iğneleyici sözler, bazen alay, bazen de iyi tavsiye gibi gösterilen açık aşağılamalar…

Başta bunları görmezden gelmeye çalıştım. Zamanla bana alışacağını düşündüm. Ama durum sadece daha da kötüleşti.

Nişanlandığımızı açıkladığımızda kayınvalidem memnuniyetsizliğini bile gizlemeye çalışmadı. Oğlunun yanında gülümsüyordu ama o odadan çıkar çıkmaz yüzü tamamen değişiyordu.

— Asla bizim ailemizin bir parçası olamayacaksın — dedi bir gün bana sessizce.

Bunu nişanlıma anlattım ama o sadece omuz silkti.

— Her şeyi fazla ciddiye alıyorsun. Annem sadece şaka yapıyor.

Bu cümleyi giderek daha sık duymaya başladım.

“Şaka yapıyor.”

“Takma.”

“Onun karakteri böyle.”

Zamanla anladım ki, gelecekteki eşim onun davranışlarına her zaman bahane bulacaktı.

Ama düğün zaten planlanmıştı, davetiyeler gönderilmiş, konuklar çağrılmıştı; en azından o günün huzurlu geçmesini umuyordum.

Ne kadar yanıldığımı bilmiyordum.

Düğün lüks bir yatta yapıldı. Akşam güverte ışıklarla süslenmişti, müzik çalıyordu, konuklar gün batımında fotoğraf çekiyordu ve ben sonunda bu günün mutlu olabileceğine inanmaya başlamıştım.

Törenden sonra herkes kadeh kaldırdı.

Kayınvalidem gülümseyerek yanıma geldi.

— Güzel bir hatıra fotoğrafı çekelim — dedi.

Fotoğrafçıya döndüm.

O anda kadın aniden kadehini kaldırdı ve tüm kırmızı şarabı doğrudan elbisemin üzerine döktü.

Kırmızı lekeler beyaz kumaşa anında yayıldı. Güvertede sessizlik oldu. Birkaç saniye. Sonra kahkahalar yükseldi.

Önce kayınvalidem güldü. Sonra arkadaşları. Ardından konuklar. Hatta bazıları telefonlarıyla kayda başladı.

Ben güvertenin ortasında yırtılmış elbiseme bakıyordum. En çok beni sarsan şey kayınvalidemin yaptığı değil, nişanlımın tepkisiydi. O da gülüyordu.

Diğerleri kadar yüksek değil ama gülüyordu.

Sonra bana bakıp dedi ki:

— Alınma. Bu sadece bir şaka.

O anda içimde bir şey koptu ve birden öyle bir şey yaptım ki kayınvalidem yaptığından derin pişmanlık duydu 😲😲 Devamı ilk yorumda 👇

Yavaşça kayınvalideme baktım. Hâlâ gülüyordu.

Sonra ona doğru yürüdüm.

— Gerçekten bunun komik olduğunu mu düşünüyorsunuz? diye sakin bir şekilde sordum.

— Elbette. Yüzünü görmeliydin, diye cevap verip tekrar güldü.

Başımı salladım.

Sonra aniden elini tuttum.

Kayınvalidem ne olduğunu bile anlayamadı.

Hızlı bir hareketle onu yatın kenarına doğru çektim.

Bir saniye sonra kadın yüksek bir çığlıkla suya düştü.

Güvertede yeniden sessizlik oldu.

Bu kez kimse gülmüyordu.

Konuklar şok içinde aşağı bakıyordu. Biri kenara koştu.

Nişanlım bembeyaz oldu ve bağırdı:

— Ne yapıyorsun?!

Sakin bir şekilde kalabalığa döndüm.

— Ne oldu? dedim sakin bir şekilde. — Bu sadece bir şaka.

Kimse cevap vermedi.

Nişanlıma baktım.

— Neden kimse gülmüyor? Yoksa sadece ben aşağılandığımda mı komik?

İnsanlar gözlerini kaçırmaya başladı.

Bazı konuklar açıkça rahatsız oldu.

Az önce en çok gülenler bile sessizleşmişti.

Bu sırada kayınvalidem yatın yanında çırpınıyor ve yardım istiyordu.

Hemen can simidi atıldı, bu yüzden hiçbir tehlike yoktu.

Ama pahalı makyajı bozulmuş, saçları dağılmış ve elbisesi tamamen ıslanmıştı.

Yüzüğümü çıkarıp nişanlımın eline koydum.

— Bugün bana kimin tarafında olduğunu gösterdiğin için teşekkür ederim.

Sonra arkamı dönüp iskeleye doğru yürüdüm.

Arkamdan bağırışlar, gürültü ve tepkiler geliyordu ama dönüp bakmadım. O gece düğünü kaybettim. Ama kendime olan saygımı korudum.