Evimin yakınında, tanımadığım yaşlı bir kadın bileğimden tuttu ve sessizce fısıldadı: “Eve girme, babanı ara.” Ama babam neredeyse sekiz yıldır hayatta değilken nasıl arayabilirdim?

Evimin yakınında, tanımadığım yaşlı bir kadın bileğimden tuttu ve sessizce fısıldadı:
“Eve girme, babanı ara.”
Ama babam neredeyse sekiz yıldır hayatta değilken nasıl arayabilirdim? 😢😲

Yine de kalbim bana eski numarasını tuşlamamı söyledi. Ve o cevap verdiğinde ve gerçeği söylediğinde, gerçek bir korku hissettim 🫣

Çocuğumu kucağımda tutarak eve dönüyordum. Hava soğuk, gri, apartman girişimizin önünde sıradan bir akşam. Neredeyse içeri girmiştim ki, birden biri beni sertçe bileğimden tuttuğunu hissettim.

Yanımda yaşlı bir kadın duruyordu. Yaklaştığını duymamıştım – sanki hiç yokmuş gibi ortaya çıkmıştı. Parmakları buz gibiydi ve bakışları fazlasıyla dikkatliydi.

—Eve girme, — diye fısıldadı. — Önce babanı ara.

Ürperdim.

—Beni bırakır mısınız lütfen, — diye sessizce söyledim, bebeğimi kendime daha sıkı tuttum. — Babam neredeyse sekiz yıldır hayatta değil.

Ama o sadece elimi daha sıkı tuttu.

—O yaşıyor, — dedi kararlı bir şekilde. — Ara. Eski numaradan. Silmedin.

İçim ürperdi. Gerçekten bu numarayı hiç silmemiştim. En zor gecelerde bazen sadece çaldığını duymak için onu arardım.

Yaşlı kadın, apartmanımızın pencerelerine baktı.

—Orası tehlikeli, — dedi. — Çok tehlikeli. Hem sen hem de çocuk için. Konuşana kadar içeri girme.

Neden dinlediğimi bilmiyorum. İçimde her şey bunun delilik, imkânsız olduğunu haykırıyordu. Ama ellerim telefonu kendiliğinden aldı. Rehbere baktım. Eski numara. Eski fotoğraf.

“Ara”ya bastım.

Tonda bir çalma. İkinci. Üçüncü. Zaten kapatmak üzereyken birden…

—Alo?

Donup kaldım.

Ses kısık ama acı verici derecede tanıdık.

—Sen misin? — diye sordu.

Nefesim kesildi.

—Baba…? — diye fısıldadım. — Gerçekten sen misin?

—Evet, — dedi. — Çok dikkatlice dinle. Şu anda dışarıda mısın?

—Evet… evin önündeyim. Çocukla birlikte. Ama bu nasıl mümkün olabilir? Seni tabutta gördüm…

—Sonra, — dedi sertçe. — Şimdi zamanı değil. Daireye girme. Hiçbir koşulda. Evden uzaklaş. Geliyorum. Yirmi dakika içinde oradayım.

—Neden? — diye sordum, paniklemeye başladığımı hissederek. — Ne oluyor?

Bir saniye sessiz kaldı, sonra sessizce ama çok net bir şekilde dedi ki:

—Çünkü orada… 😲😢

Devamı ilk yorumda 👇👇

—Çünkü evimizde gizlenmiş bir patlayıcı cihaz var. Ve içeri girersen, sen ve çocuk öleceksiniz.

Bacaklarım çöktü.

—Ne…? Neden…?

—Neredeyse sekiz yıldır saklanıyordum, — dedi. — Çok tehlikeli insanlardan. Ölüyüm sandılar. Ama kısa süre önce gerçeği öğrendiler. Ve intikam almaya karar verdiler. Bana değil — sana. Ve torunuma.

Binanın girişine, dairemizin olduğu tanıdık kapıya baktım ve bir adım daha atsam her şeyin bitebileceğini anladım.

—Dediğimi yap, — diye ekledi. — Uzaklaş. Telefonu açık tut. Ve sadece bana inan.

Çocuğu daha sıkı sardım ve kalbimin boğazımda attığını hissederek yavaşça evden uzaklaştım.

Ve yaşlı kadın artık orada değildi.