Gecenin ortasında ıssız bir benzin istasyonunda iki genç adam, yaşlı bir adamla alay etti ve onu soymaya çalıştı… ancak sadece bir dakika sonra, yaşlı adamın gerçekte kim olduğunu ortaya çıkarmasıyla ikisi de yaptıklarına pişman oldu 😨
Boş gece yolu, sokak lambalarının soğuk ışığı altında kayboluyordu. Şehrin çıkışındaki küçük benzin istasyonu neredeyse tamamen ıssızdı. Pompanın yanında sadece eski beyaz bir minibüs duruyordu ve yanında yıpranmış deri ceketli yaşlı bir adam sakin bir şekilde aracına yakıt dolduruyordu. Başında eski bir şapka vardı ve yüzü, günlerdir uyumamış gibi yorgun görünüyordu.
O anda, yüksek sesli müzik çalan siyah bir spor araba istasyona girdi. Arabadan yirmili yaşlarında iki genç indi. Biri kırmızı şapkalıydı, diğeri uzun boylu, zayıf ve yüzünde küstah bir gülümseme vardı. Yüksek sesle gülüyor, birbirlerini itiyor ve hemen minibüsün yanındaki yaşlı adama dikkat kesiliyorlardı.
— Şuna bak, dede hâlâ o hurdayla geziyor, — diye güldü şapkalı olan.
— O teneke benden bile eski, — diye güldü diğeri.
Yaşlı adam hiçbir şey söylemedi. Sanki onları hiç duymuyormuş gibi sakin bir şekilde pompayı tutmaya devam etti.
Bu durum onları daha da kışkırttı.
— Hey dede, gece yolda görüyorsun değil mi? — diye bağırdı biri. — Yoksa artık ehliyeti bırakma zamanı mı?
İkisi tekrar yüksek sesle güldü.
Yaşlı adam yavaşça başını onlara çevirdi. Bakışları tamamen sakindi ve bu, gençlerden birini bir anlığına susturdu.
— Sadece arabamı sakin şekilde doldurmak istiyorum, çocuklar, — dedi yaşlı adam sakin bir sesle.
Ama bunun yerine durmak yerine kırmızı şapkalı genç yaklaşıp adamın omzuna vurdu.
— Ya biz de eğlenmek istiyorsak? O zaman ne olacak?
Benzin istasyonuna garip bir sessizlik çöktü. Arabadaki müzik bile sanki daha kısık geliyordu. Yaşlı adam yavaşça pompayı yerine bıraktı ve onlara sakin bir şekilde baktı.
— Buradan gitseniz iyi olur, — dedi aynı sakin tonla.
Gençler birbirine bakıp tekrar güldü.
— Bize mi tehdit ediyorsun dede? — diye alay etti diğeri.
— Siz benden ne istiyorsunuz?
— Özel bir şey değil, — diye sırıttı diğeri. — Sadece gençlere biraz para vermeni istiyoruz.
Yaşlı adam birkaç saniye sessizce onlara baktı.
— Benim bir sorunum yok çocuklar. Sorun çıkarmayın.
Bu sözlerden sonra ikisi tekrar güldü. Ardından yüzleri bir anda ciddileşti.
— Cüzdanı ver. Telefonu da.
Benzin istasyonuna sessizlik çöktü. İçerideki kasiyer bile hareket etmeyi bırakıp dikkatle camdan izliyordu.
Yaşlı adam ağır bir iç çekti ve pompayı yavaşça yerine koydu.
— Son kez söylüyorum: Buradan gidin, — dedi sakin bir şekilde.
Ama kırmızı şapkalı genç bir anda cebinden bir şey çıkarıp öne doğru adım attı.
— Ya gitmezsek?
O anda gençler, karşılarında sıradan, çaresiz bir yaşlı adam olduğunu sanıyorlardı… ta ki birkaç dakika sonra ne olacağını bilmeden 😱😮 Hikâyenin devamı ilk yorumda 👇
O anda her şey o kadar hızlı oldu ki diğer genç ne olduğunu bile anlayamadı.
Yaşlı adam bıçaklı eli aniden yakaladı, öyle bir güçle büktü ki genç acıdan bağırdı, ardından tek hamlede onu aracın kaputuna çarptı. Bıçak şangırtıyla ıslak asfalta düştü.
Diğer genç saldırdı ama bir saniye sonra yerde nefes almakta zorlanıyordu.
Ne olduğunu anlayamadılar bile.
Yaşlı adam sakin bir şekilde önlerinde duruyordu, hiç yorulmamış gibiydi. Nefesi bile değişmemişti.
Kırmızı şapkalı genç korkuyla ona bakıyordu, kırık kolunu tutarak.
— Sen… sen kimsin?.. — diye fısıldadı titreyerek.
Yaşlı adam birkaç saniye sessiz kaldı, sonra bıçağı yerden alıp kenara attı.
— Bir zamanlar özel kuvvetlerde görev yaptım, — dedi sakin bir şekilde. — Şimdi ikiniz de burada oturup polis gelmeden önce benim sabrımın bitmemesi için dua edeceksiniz.
Ve ancak o zaman gençler, soydukları kişinin tamamen yanlış biri olduğunu anladılar.
Hikâyenin devamı ilk yorumda 👇
