Hamile eşinden kurtulmaya çalışan adam, onu ormanın ortasında yiyeceksiz ve susuz şekilde yalnız bıraktı: kadın gözleri kapalı halde yatıyordu ve gölgelerin arasından bir kurdun çıktığını bile fark etmedi… ve ardından yaşananlar gerçekten korkunçtu 😮😳
Adam uzun süre her şey normalmiş gibi davrandı, ama içinde çoktan kararını vermişti. Sorumluluktan korkuyordu, doğacak çocuktan korkuyordu, hayatının tamamen değişmesinden korkuyordu. Borçlar artıyordu, işi pamuk ipliğine bağlıydı ve kafasında sürekli aynı düşünce vardı: sorundan şimdi kurtulursa, sonra her şey daha kolay olacaktı. Önce sadece ortadan kaybolmayı düşündü, ama bunun yeterli olmayacağına karar verdi. Onun bir daha asla hayatına dönmesini istemiyordu.
O gün garip bir şekilde sakindi. Şehir dışına çıkmaları, temiz hava almaları gerektiğini söyledi. Kadın ona inandı, ama içinde zaten bir huzursuzluk vardı. Yol giderek ormanın içine uzanıyordu, telefon çekmiyordu, etraf daha sessiz ve daha soğuk hale geliyordu. Araba, evlerin ve yolların olmadığı dar bir açıklıkta durdu.
— Neden buraya geldik? — diye sordu kadın sessizce.
Adam hemen cevap vermedi. Arabadan indi, etrafını dolaştı, kadının kapısını açtı ve sertçe söyledi:
— İndi.
Kadın ne olduğunu anlamadan ona baktı, ama gözlerinde yabancı ve soğuk bir ifade vardı. Kadın arabadan indi, elleri karnındaydı. Adam geri çekildi, arabaya bindi ve ona bakmadan konuştu:
— Ben böyle yaşayamam. Kendi başının çaresine bak.
Kadın önce inanmadı. Yaklaşıp kapıyı tuttu ve hızlı, panik içinde yalvarmaya başladı:
— Lütfen yapma… buradan çıkamam, kendimi kötü hissediyorum… bebeğimiz olacak…
Adam dinlemedi. Kapıyı çarptı, gaza bastı ve araba ağaçların arasında kayboldu, geride sadece hızla uzaklaşan motor sesi kaldı.
Önce olduğu yerde kaldı, sanki ne olduğunu anlamamış gibiydi. Sonra yürümeye başladı, yol bulma umuduyla. Uzun süre, neredeyse durmadan yürüdü. Orman her yerde aynıydı, ağaçlar duvar gibi duruyordu, patika yoktu. Bacakları ağrımaya başladı, nefesi ağırlaştı, karnındaki ağrı arttı.
Saatler sonra gücü tükenmeye başladı. Açlık, susuzluk ve baş dönmesi hissediyordu. Sonunda devrilmiş bir ağacın yanına oturdu, yaslandı ve gözlerini kapatıp biraz dinlenmeye çalıştı.
Güneş batıyordu, orman kararıyordu. Önce garip sesler duyuldu: dal kırılmaları, yaprak hışırtıları, sanki biri yakındaydı ama görünmüyordu. Sonra uzun bir uluma sesi geldi. Kadın korkudan büzüldü, kıpırdamamaya çalıştı. Kalbi hızlı atıyordu, elleri titriyordu.
— Lütfen… yardım edin… — diye fısıldadı.
Uyanık kalmaya çalıştı ama yorgunluk onu yendi. Gözleri kapandı. Ve bir anda, arkasındaki karanlıktan bir hayvanın çıktığını fark etmedi.
Önce ağaçların arasında bir gölge belirdi. Sonra bir kurt sessizce, yumuşak adımlarla çıktı, koklayarak ona baktı. Yavaş yavaş yaklaşıyordu.
Kadın ilk başta ne olduğunu anlamadı. Gözlerini açtı ama gördüğünü idrak edemedi. Sadece bir saniye sonra bakışı netleşti.
Kurt birkaç metre ötedeydi. Büyük, koyu renkli ve soğuk bakışlıydı. Ne hırlıyordu ne diş gösteriyordu — sadece bakıyordu.
Kadın çığlık atmadı. Atamadı. Korku onu tamamen kilitlemişti.
Bir saniye geçti. Sonra bir tane daha. Ve kurt bir adım ileri attı. Ve ardından yaşananlar gerçekten korkunçtu 😱 Devamı ilk yorumda 👇👇
Kadın gözlerini kapattı, en kötüsünü bekledi. Ama hiçbir şey olmadı.
Gözlerini tekrar açtığında kurt ona bakmıyordu. Birden başını ormana çevirdi, kulaklarını dikti ve bedeni gerildi. O anda karanlıktan başka bir ses geldi — ağır adımlar ve boğuk bir homurtu.
Kurt yaklaşmadı. Hızla geri çekildi, bir kez daha kadına baktı ve sessizce inleyerek onu uyardı. Sonra dönüp ağaçların arasına karıştı.
Kadın ne olduğunu anlayamadı. Ama birkaç saniye sonra ayak sesleri duydu — artık saklanmadan, net şekilde. Birileri ona doğru geliyordu.
Karanlıktan iki kişi el fenerleriyle çıktı. Arkalarında silahlı bir kişi vardı.
— Burada! — diye bağırdı biri.
Bunlar orman görevlileriydi. Uluma sesini duymuş ve bir şey olup olmadığını kontrol etmeye gelmişlerdi.
Yaklaştıklarında biri sessizce dedi ki:
— Eğer kurt olmasaydı… onu bulamazdık.
Kadın konuşamıyordu. Onu dikkatlice kaldırdılar, bir montla sardılar ve su verdiler.
Ertesi gün hastanede bulundu. Doktorlar, birkaç saat daha geç kalsaydı kurtarılamayacağını söyledi.
Daha sonra kocası da bulundu.
Uzaklaşamamıştı. Kameralar orman çıkışında aracını tespit etmişti. Sorguya alındığında önce her şeyi reddetti ama sonunda çözüldü.
Ve o an ilk kez, asla unutamayacağı bir cümle duydu:
— Onu ölüme terk ettin. Ama seni “canavar” diyeceğin şey kurtardı.
Devamı yorumlarda 👇👇
