Kayınpederimin sırtında tuhaf, mavimsi izler fark ettim ve o sadece el sallayarak, bunun sadece yanlışlıkla düştüğünü söyledi. Ama kısa süre sonra gerçeği öğrendim ve bu çok daha korkunçtu

Kayınpederimin sırtında tuhaf, mavimsi izler fark ettim ve o sadece el sallayarak, bunun sadece yanlışlıkla düştüğünü söyledi. Ama kısa süre sonra gerçeği öğrendim ve bu çok daha korkunçtu 😱😨

Sabah, beş yaşındaki oğlum yanına geldi, solgun ve korkudan gözleri kocaman açılmış.

—Anne… dedenin sırtında bu ne?

—Ne demek istiyorsun?

—Gördüm… mavi. Hayır, neredeyse siyah… Hasta mı? Neden böyle?

Onu sakinleştirmeye çalıştım — çocuklar çoğu zaman her şeyi abartır. Ama endişe içimde kaldı. Sonuçta, bir çocuk böyle bir şeyi sebepsiz yere uydurmaz.

Öğleden sonra kontrol etmeye karar verdim. Kayınpederimin odasının kapısını çaldım ve sessizce araladım. Gömleksiz, kambur bir şekilde aynanın önünde duruyor ve sırtına bakıyordu.

Yaklaştığımda gerçekten korktum. Sırtında mavimsi izler vardı — farklı boyutlarda, omurga boyunca, omuz kemiklerinde ve hatta daha aşağıda. Sadece bir veya iki değil — ondan fazla iz vardı. İzler taze görünüyordu.

—Tanrım… başınıza ne geldi? — diye çıktığını fark ettim.

Hızla yüzünü çevirdi ve el salladı:

—Düştüm… Yaş işte. Bacaklar artık tutmuyor.

Ama sesi gergin çıkıyordu. Açıkça sinirliydi. Eller titriyordu. Onu doktora götürmeyi teklif ettiğimde sert bir şekilde dedi ki:

—Kendi kendine geçer. Kimseye gerek yok. Boşver.

Ama bunu unutamıyordum. Ve birkaç gün içinde gerçek ortaya çıktı — beklediğimden çok daha garipti.

Gece, su içmek için mutfağa gittim. Yatak odalarının önünden geçerken sesler duydum.

—Lütfen… çok acıyor… dur, beni bırak… — kayınpederim neredeyse yalvarır gibi konuşuyordu.

Ve sonra kayınvalidemin sesi, sinirli ve kızgın:

—Kendi hatan. Bunu hak ettin!

Sonra kayınpederin hafif bir inleme sesi duydum. O kadar acı vericiydi ki nefesim kesildi. Dayanamadım ve yatak odalarının kapısını hızla açtım.

İçeride gördüklerim beni dehşete düşürdü 😨😱 Devamı ilk yorumda 👇👇

Adam yüzüstü yatıyordu, elleriyle yüzünü kapatmıştı. Kayınvalide yanına oturmuş, sırtında bir şeyler yapıyordu. Yaklaştığımda anladım — ona iğneler takıyordu.

Gerçek, ince metal iğneler.

—Ne yapıyorsunuz?! — diye bağırdım.

Kayınvalide başını kaldırdı, hiç utanmadan:

—Ne demek… onu tedavi ediyorum. Sırtı ağrıyor, biliyorsun. Arkadaşım akupunkturun iyi geldiğini söyledi. Biz de deniyoruz. Arkadaşında geçti!

Ona inanamayarak baktım.

—Ama siz doktor değilsiniz! Bu sıradan eczane iğneleriyle yapılmaz! Sterilite, bilgi gerekir… Ona ciddi zarar verebilirdiniz! İşte bu yüzden tüm bu morluklar var!

İşte o gizemli morlukların açıklaması: Hastalık yok, düşme yok… sadece ikisinin de sonuçlarını anlamadan başvurduğu tehlikeli, amatörce bir kendine tedavi.

Son iğneyi dikkatlice çıkardım ve kararlı bir şekilde söyledim:

—Yarın gerçek bir doktora gideceğiz. Ve artık hiçbir deney yapılmayacak.