Kayınvalidem her gece tam olarak saat üçte, biz uyurken yatak odamıza giriyordu: bir gün ne istediğini anlamak için uyuyormuş gibi davrandık 😱😱
Eşimle ben, kendi evimiz olmadığı için kayınvalidemin evinde yaşıyoruz. Gündüzleri tamamen normal bir kadındı — sakin, dengeli, düşünceli. Ama gece olunca sanki bir şey değişiyordu. Her gün, tam olarak saat üçte, kapıyı çalmadan ve haber vermeden elinde küçük bir fenerle odamıza giriyordu.
Biz uyuyor olsak da, onu umursamıyordu; bizi uyandırıyordu. Neden böyle yaptığını sorduğumuzda, kayınvalidem hep aynı yanıtı veriyordu:
— Sadece ne yaptığınızı görmek istedim.
— Anne, biz saat üçte ne yapabiliriz ki? Uyuyorduk. Kendi odana git — diye cevapladı eşim yorgun bir şekilde.
Ama ertesi gece her şey tekrarlandı. Bir sonraki gece de.
Ben inanılmaz derecede yorgundum. Uyku sorunları yaşamaya başladım — gece ziyaretlerinden sonra uzun süre uyuyamıyorduk ve sabah altıda işe gitmek zorundaydık. Umutsuzluk içinde eşime önerdim:
— Hadi, annen geldiğinde kalkmayalım. Uyuyormuş gibi yapalım. Belki o zaman gerçekten ne istediğini anlarız.
Ve o gece yine odamıza girdi. Gözlerimizi kapattık, sessizce nefes almaya çalıştık.
Kayınvalidemin yaptığı şey bizi şoke etti 😨😱 Devamı ilk yorumda 👇👇
Kayınvalidem birkaç dakika yatağın yanında durdu, fenerle yüzümüze ışık tuttu ve isimlerimizle seslendi. Biz cevap vermedik. Yaklaşık beş dakika daha durduktan sonra sessizce çıktı.
Ertesi akşam, bu gece ziyaretlerinden korkarak, çaresiz bir adım attım: yatak odasının kapısının önüne eski bir dolap koydum, böylece içeri giremesin diye.
O gece derin bir uyku çektik, uzun zamandır ilk defa. Ama sabah bizi gerçek bir dehşet bekliyordu: kayınvalidemi kendi yatağında bulduk. Nefes almıyordu. Bedeni soğuktu.
Ambulans hızlı geldi. Doktorlar bunun ani bir kalp krizi olduğunu söylediler.
— Ölüm yaklaşık beş saat önce gerçekleşmiş — dedi bir doktor.
— Yani… saat üçte — dedim ve kendi sözlerimden ürperdim.
Çünkü her gün, tam o saatte, bizim yatak odamıza geliyordu. Neden? Bizi kontrol etmek için mi? Yoksa yaklaşan tehlikeyi hissedip kendini kurtarmaya mı çalışıyordu?
Ya da belki, o son gece, kapısını açmadığımızda, içinde bir şey kopmuştu…
Hiçbir zaman bir cevap bulamadım. Benim için bu sonsuza dek bir sır olarak kalacak.

