Kayınvalidem, karnımın çok ağrıdığını ve hastaneye gitmem gerektiğini söylediğimde üzerime sıcak çorba döktü: „Artık numara yapmayı bırak, kimse senin için akşam yemeği yapmayacak!” 😲😨
Ama tam o anda kocam mutfağa girdi ve beni şoke eden bir şey oldu 😢
Hamileliğimin yedinci ayında, sıradan rahatsızlık ile gerçek tehlike arasındaki farkı çok iyi anlamıştım. Ve o gün kesinlikle normal değildi.
Sabah sırtımın alt kısmında donuk bir ağrı hissettim. Başta hafifti, ama öğleye doğru güçlendi. Akşama doğru dik durmakta zorlandım. Mutfağın tezgahına dayandım, bir elimle lavaboya, diğer elimle karnıma tutundum.
— Kendimi kötü hissediyorum, — dedim ve paniklememeye çalıştım. — Sanırım hastaneye gitmem gerekiyor.
Kayınvalidem ocağın başından bile dönmedi.
— Yemek yapana kadar hiçbir yere gitmeyeceksin, — dedi kuru bir sesle. — Uydurma artık. Siz gençler hep aynısınız. Biraz ağrı oldu mu, hemen trajedi oluyor.
Yeni bir ağrı dalgası beni öne eğilmek zorunda bıraktı.
— Lütfen… — fısıldadım. — Bir şeyler yanlış… Çocuğu düşünüyorum. Sadece muayene edilmek istiyorum.
O aniden döndü.
— Ben yemek yaparken tüm gün oturdun, — dedi sinirli bir şekilde. — Yapabileceğin en az şey yardım etmek. Nesliniz her zaman her şeyi dramatize ediyor.
Kapıya doğru bir adım atmaya çalıştım.
— Uydurmuyorum, — dedim ve gözlerimde yaşlar dolduğunu hissettim. — Gerçekten korkuyorum.
Kapıya uzandığımda kayınvalidem kolumu öyle sıkı tuttu ki acı hissettim.
— Hiçbir yere gitmeyeceksin, — tısladı. — Kendi kaprislerin yüzünden bizi hastanede rezil etmeyeceksin.
O anda ağrı yeniden şiddetle vurdu. Gözlerim karardı, bacaklarım çöktü.
— Yine de gideceğim, — dedim, neredeyse sesimi kontrol edemeden. — Gitmek zorundayım.
Sonra her şey çok hızlı oldu.
Kayınvalidem kendini kaybetti. Ocağın üzerindeki tencereyi kaptı ve sıcak çorba direkt üzerime döküldü.
Yanıcı sıvı karnımı ve göğsümü kapladı. Bir an nefes bile alamadım. Sonra ağrı geldi — yakıcı, dayanılmaz.
Çığlık attım. Bacaklarım çöktü ve ellerim karnıma basılı olarak soğuk mutfak zeminine düştüm.
Yerde yatarak sadece bir şeyi düşündüm: „Lütfen… çocuğa bir şey olmasın.”
Ve tam o anda kocam mutfağa girdi. Ve hiç beklemediğim bir şey oldu 😢😢 Devamı ilk yorumda 👇👇
Beni yerde gördü. Kıyafetlerimdeki izleri gördü. Annesinin elinde boş tencereyi gördü.
— Ne yaptın? — diye sordu yumuşak bir sesle.
Kayınvalidem bir şey söylemeye çalıştı ama o çoktan yanıma koştu. Beni nazikçe kaldırdı ve kucakladı.
— Tamam, gidiyoruz. Hemen şimdi.
Hastanede hemen kabul edildik. Doktorlar koşturuyor, sorular soruyor, cihazları bağlıyordu.
Bir süre sonra bir doktor kocamın yanına geldi.
— Çok şanslısınız, — dedi ciddi bir şekilde. — Biraz daha geç kalsaydık belki yetişemezdik.
Bir an sessiz kaldı, sonra ekledi:
— Eşiniz hayatta kalamayabilirdi. Ve çocuk da.
Birkaç gün sonra, normal odaya nakledildiğimde, kocam dedi ki:
— Şikayette bulundum.
Ona baktım.
— Anneme karşı. Hamile bir kadına zarar verdiği için.
Hiçbir şey söylemedim. Sadece kafamı salladım.
Ve birkaç gün sonra kayınvalidem hastaneye geldi.
Yaşlanmış görünüyordu. Eller titriyordu, gözleri kırmızıydı.
— İstememiştim, — dedi içeri girerken. — Gerçekten sadece rol yaptığını sanmıştım… Ev işine yardım etmek istemiyorsun diye düşündüm… İşin bu kadar ciddi olacağını tahmin etmemiştim…
Bir sandalyeye oturdu ve ağlamaya başladı.
— Lütfen… Ona şikayeti geri çekmesini söyle. Sonuçta çocuğunun büyükannesi benim. Her şeyi anladım. Bir daha asla…
Sessizce ona baktım. Ve şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.

