Kocam bana klimaya yaklaşmamı her zaman yasakladı, ama bir gün iş gezisindeyken bozuldu: bir ustayı çağırmak zorunda kaldım; kasayı açtı, içine baktı ve korkmuş bir şekilde şöyle dedi: “Çocukları al ve hemen bu evden kaçın…”

Kocam bana klimaya yaklaşmamı her zaman yasakladı, ama bir gün iş gezisindeyken bozuldu: bir ustayı çağırmak zorunda kaldım; kasayı açtı, içine baktı ve korkmuş bir şekilde şöyle dedi: “Çocukları al ve hemen bu evden kaçın…” 😲😱

Kocam sık sık iş gezilerine çıkardı. Haftalarca giderdi, bazen önceden haber vermeden. Dairede ağır bir sessizlik vardı ve sadece onun katı yasakları sürekli kafamda çınlıyordu. Bunlardan biri: asla ustaları çağırma, özellikle klimaya, ve kendin tamir etmeye çalışma. Sorularıma her zaman aynı cevabı verirdi: “Dokunma. Ben hallederim.”

Viktor tekrar ayrıldığında, gümüş renkli SUV’u köşeyi dönüp kayboldu ve ilk kez bir rahatlama hissettim.

Ama aniden klima gıcırdadı, patladı ve tamamen bozuldu. Bu hafta beşinci kezdi. Kocam sürekli onu tamir ediyordu, klima ise sürekli bozuluyordu.

Oda birden sıcak oldu. Çocuklar yerde yatıyordu — halsiz, uykulu, parlak yüzlerle.

Viktor’u aradım. Hemen telefonu açmadı. Arka planda bazı sesler duyuluyordu… kadın kahkahası… ve çocuk kahkahası.

— Klima yine bozuldu, bir usta çağırıyorum, sen tamir edemezsin — dedim.

— Hadi bakalım! — diye sertçe bağırdı. — Hiçbir usta yok. Evde kimse yok. Söyledim!

Bağlantı öylesine ani kesildi ki, telefonu bilerek kapattığı izlenimini verdi.

Bir dakika bekledim, sonra uygulamayı açtım ve ustayı çağırdım. Bir saat sonra kapıyı çalan bir adam geldi, elinde alet çantasıyla.

Cihazı inceledi, merdiveni kurdu, çıktı ve klimadaki kapağı dikkatlice çıkardı.

Ve o an yüz ifadesi değişti. Bakışı sert, gergin oldu. Sanki görmemesi gereken bir şey görmüştü.

— Hanımefendi, bu klimayı daha önce biri tamir etti mi?

— Evet, kocam. Birkaç kez. Neredeyse her gün bozuluyor.

— Çocuklarınız nerede? — diye sessiz ama sert bir şekilde sordu.

— Mutfakta… Bir sorun mu var?

Çantasından bir solunum maskesi çıkardı, tehlikeli bir işe hazırlanır gibi taktı ve ancak o zaman bana tekrar baktı. Gözlerinde panik vardı.

— Çocukları alın ve hemen bu evden kaçın. Hemen. Hızlı… 😲😱

Devamı ilk yorumda 👇👇

Nefesim kesildi.

— Orada ne buldunuz?

Klimanın üst rafından tozlu bir düz blok çıkardı. Önce bunun bir filtre olduğunu sandım. Ama içinde küçük diyotlar, minik bir lens, lehimleme ve anten görünüyordu.

— Bu klimadan bir parça değil — dedi. — Bu bir kamera. İyi bir kamera. 7/24 kayıt yapıyor ve verileri uzaktaki bir sunucuya gönderiyor.

Ellerimin soğuduğunu hissettim.

— Yani… bizi gözetliyorlardı?

— Uzun zamandır — dedi usta. — Ve profesyonelce.

Şok içinde nefes alamaz halde durdum. Aklımda parçalanmış düşünceler dönüyordu: onun uzun “iş gezileri”, ani kıskançlık patlamaları, gündüz kim geldi diye garip sorular… Ve klimaya dokunmamı yasaklaması, sanki orada kutsal bir şey varmış gibi.

Usta kamerayı bir poşete koydu.

— Bundan sonra ne yapacağınıza karar vermeniz gerekiyor. Ama bunu dairede görmezden gelmek bir seçenek değil.

O gittikten sonra uzun süre mutfakta oturdum, çocukları yanımda tutarak.

O zaman anladım ki, onun “iş gezileri” sadece bir örtüydü. Başka bir kadınla yaşıyordu, beni aldatıyordu ve aynı zamanda beni gözetliyordu. Kendisi yaptığı şeyler için beni suçluyordu.