Sınıf arkadaşlarım, mezuniyet balosuna büyükannemle birlikte geldiğimde ve onu ilk dansa davet ettiğimde benimle alay ettiler… Ama mikrofonu elime alıp bütün salonu susturduğumda her şey değişti 😲😢
On sekiz yaşındaydım ve mezuniyet balosuna yanımda kalan tek yakın insanla — büyükannemle — gelmiştim.
Ben doğduğumda annem hayatını kaybetti. Babamı ise hiç tanımadım. Ailenin ne demek olduğunu anlayacak yaşa geldiğimde artık sadece büyükannem vardı.
Onun adı Marta’ydı.
Beni tek başına büyüttü. Ben doğduğumda elli yaşını geçmişti. Elleri yorgundu, sırtı sık sık ağrıyordu ama hayatım boyunca onun şikâyet ettiğini bir kez bile duymadım.
Akşamları bana kitap okurdu; günün sonunda yorgunluktan gözleri neredeyse kapanıyor olsa bile. Her cumartesi krep yapardı, hatta yiyecek almak için bile zor para bulduğumuz zamanlarda bile. Her okul etkinliğine gelirdi, salonun en arkasında sessizce otururdu ama herkesten daha yüksek alkışlardı.
Geçinebilmemiz için büyükannem temizlik görevlisi olarak çalışıyordu. Üstelik benim okuduğum aynı okulda çalışıyordu. Alaylar da tam o zaman başladı.
Bazıları büyüyünce benim de paspasla dolaşacağımı söylüyordu. Bazıları ise benim temizlik maddesi koktuğumla dalga geçiyordu. Koridorlarda sürekli fısıltılar, kıkırdamalar ve iğneleyici yorumlar duyuluyordu.
Her şeyi duyuyordum. Büyükannem temizlik arabasıyla koridordan geçtiğinde onların birbirlerine bakıştıklarını görüyordum.
Ama ona hiçbir şey söylemedim. Onu üzmek istemedim. Bana normal bir hayat sağlayabilmek için dürüstçe çalışıyordu ve bunun için kendini suçlu hissetmesine sebep olmak bana haksızlık gibi geliyordu.
Yıllar böyle geçti. Ve sonunda mezuniyet balosu geldi.
Herkes kiminle dans edeceğini konuşuyordu. Kızlar elbise seçiyor, erkekler balodan sonraki partileri konuşuyordu.
Ama ben kimi davet edeceğimi çoktan biliyordum. Büyükanneme sorduğumda önce şaka yaptığımı sandı.
Bunun kötü bir fikir olduğunu birkaç kez söyledi. Gençlerin arasında onun yerinin olmadığını söyledi. Ama o akşam yine de geldi.
Yıllardır sakladığı çiçekli eski elbisesini giydi. Evden çıkmadan önce çok heyecanlıydı ve güzel bir kıyafeti olmadığı için sürekli özür diliyordu. Ama benim için herkesin en güzeli oydu.
Müzik çalmaya başladığında erkekler kızları dansa davet etmeye başladı.
Bir süre kenarda durdum. Sonra doğrudan büyükannemin yanına gidip elimi uzattım.
— Dans edelim mi?
Biraz şaşırdı ama kabul etti. Ve tam o anda salonda kahkahalar yükseldi.
Birisi yüksek sesle bağırdı:
— Ne oldu, kendi yaşında bir kız bulamadın mı?
Başka bir ses ekledi:
— Mezuniyet balosuna temizlik görevlisini getirmiş!
Büyükannemin elinin hafifçe titrediğini hissettim. Gülümsemeye çalışıyordu ama sessizce belki eve gitmesinin daha iyi olacağını söyledi, böylece benim akşamımı mahvetmezdi.
O anda içimde bir şey kırılmış gibi hissettim. Nazikçe elini bıraktım ve müziğin bir anlığına durdurulmasını istedim. Salon hemen sessizleşti.
Mikrofonu aldım ve insanlara döndüm. 😲😢 Hikâyenin devamını ve tam olarak ne yaptığımı ilk yorumda bulabilirsiniz 👇👇
— Şu anda bu okulda yirmi yıl boyunca yerleri temizleyen bir kadınla dalga geçiyorsunuz, dedim sakin bir şekilde. — Ama masamda yemek olmasını, ders kitaplarımı, kıyafetlerimi ve bugün burada sizinle birlikte durabilmemi sağlayan kişi tam da bu kadın.
Salonda sessizlik oldu.
— Sırtı ağrırken bile akşam geç saatlerde eve gelirdi ama yine de yatmadan önce bana kitap okurdu. Aylarca kendine hiçbir şey almamış olsa bile defterlerim ve okul gezilerim için para biriktirirdi.
Bir an durup büyükanneme baktım.
— Onun emeği sayesinde bu okulu bitirebildim. Onun sayesinde üniversitede okumak için burs kazandım.
Mikrofonu daha sıkı tuttum.
— Hayatınızda bir gün, sizin için onun benim için yaptıklarının en az yarısını bile yapacak biri çıkarsa, kendinizi dünyanın en şanslı insanları sayın.
Salonda öyle bir sessizlik vardı ki birinin derin bir iç çekişi duyulabiliyordu.
İlk alkışlayanlardan biri öğretmenlerden biriydi. Sonra birkaç kişi daha ona katıldı. Birkaç saniye sonra ise bütün salon alkışlıyordu.

